Sistem kavramı okul müfredatları ve bilimsel araştırmalar gibi hayatın birçok farklı ünitesinde karşımıza çıkar. O’Connor ve McDermott, sistemi “bir bütün olarak mevcudiyetini ve işlevlerini, parçalarının karşılıklı ilişkileri ile devam ettiren şeydir”1 şeklinde tanımlar. Sistemler, karşılıklı ilişkiler vasıtasıyla belli bir süre boyunca bir bütün olarak faaliyet gösteren, belirli bir fonksiyonu eda eden, aralarında belirli bir nizam içinde etkileşimler bulunan veya davranışlarını birbirleri ile ilişkileri belirleyen farklı öğe topluluklarıdır.

Her sistem belli başlı özellikleri haizdir. Öncelikle bütün sistemlerin sınırları vardır ve çoğu sistem iç içe geçmiş ve birbirine bağlı yine kendi sınırları olan alt sistemlere sahiptir. Bu açıdan, sınıfların bir araya gelmesiyle okul sistemi, okulların bir araya gelmesiyle okul bölgesi sistemi oluştuğu gibi vicdanın anâsır-ı erbaası olan irade, zihin, his, lâtife-i rabbâniyenin bir araya gelmesiyle de vicdan sistemi veya mekanizması oluşur denilebilir. Sistemlerin ayrıca insanlar, politikalar ve tabiî kaynaklar gibi farklı unsurları veya parçaları vardır. Bir sistemde bu parçalar arasında bağlantılar veya ilişkiler mevcuttur. Parçalar arasındaki bu bağlantılar kültür, ahlak, dünya görüşü, muhit ve yetkinlik gibi birçok faktörden etkilenebilir. Sistemler ayrıca dinamiktirler. Her sistem zamanla sürekli değişme ve farklı koşullara uyum sağlama durumundadır. Sistemlerin başka bir özelliği de açık veya örtülü gayelerinin olması ve bir hedefe doğru çalışmalarıdır. Bu gayenin anlaşılması sistemin parçalarını anlamlandırabilme adına önem arz eder.

Öte yandan, “sistemleri düşünme” ise farklı şekillerde tanımlanabilir. Ünlü sistem bilimcisi Barry Richmond sistem düşüncesini şöyle tanımlar: “Sistem düşüncesi, herhangi bir parçanın detayına odaklanmak yerine, bütünü ve ilişkiler ağını görmeyi sağlayan bir bakış açısıdır. Bütünü teşkil eden olaylar, bir örüntü içinde, zamanla açığa çıkar.” Başka bir yerde Richmond şöyle der:

’Sistem Düşüncesi’ demek ne anlama geliyor? Bu terimi, bir sistemin dinamik karmaşıklığını haritalamamıza ve keşfetmemize yardımcı olan bir araç seti anlamında kullanabiliriz. Bütünün ve bütünü oluşturan parçaların karşılıklı ilişkilerinin mahiyetini idrak etmemizi sağlayan gerçekliğe özgün bir bakış açısı olarak da kullanabiliriz. Son olarak, sistem düşüncesi bir sistemin dinamik karmaşıklığıyla ilgili anladıklarımızı ifade etmemizi sağlayan özel bir söz dağarcığı anlamında da kullanılabilir. Örneğin, sistem düşünürleri hadiseleri, pekiştiren veya dengeleyen süreçler, sınırlar, gecikmeler, zaman boyunca davranış örüntüleri gibi terimlerle açıklarlar.2

Raymond’ın bu ifadelerinden anlaşıldığı gibi sistem düşüncesi veya sistemik düşünce, bir bütünü görme disiplinidir. Sistemleri, parçaların kesretinde boğulmadan, bir bütün olarak görmeye imkân sağlayan bir bakış açısıdır. Buradaki bütün, varlıkta tekerrür eden farklı örüntüleri meydana getiren karşılıklı ilişkiler ağıdır. Sistem düşüncesi dinamik sistemlerin bu ilişkiler ağını anlamak için çeşitli düşünce alışkanlıkları ve araçlar kullanır. Sistem alışkanlıkları ve araçları, eşya ve hadiseleri tefekkür etmenin dili gibidir. Sistemler, bir dil gibi aşama aşama, önceki müktesebâtın üzerine bir şeyler daha ekleyerek, bunlarla ilişkiler kurarak öğrenilir. Bu, başlangıçta sesler, sonra kelimeler, sonra cümleler ve sonunda metinlerin anlaşılması gibi eşya ve hadiselerin hurufâtı olan farklı öğelere “mânâ-yı ismî” ile değil “mânâ-yı harfî” ile bakmaktır. Ve yine bu alışkanlıklar ve araçlar bir dil gibi çocuktan yetişkine her seviyeden kişi tarafından kullanılabilir. Nasıl aynı harfleri, kelimeleri ve gramer yapılarını her yaşta kullanıyorsak, bu alışkanlıkları ve araçları da benzer şekilde kullanabiliriz.

Sistem düşüncesi herhangi bir konu üzerinde fikir işçiliği yaparken ilgili alışkanlıklara müracaat etmeyi ve bu alışkanlıkları geliştirecek yeni stratejiler ve metotlar bulmayı gerektirir. Sistem düşüncesine ait başlıca kavramlar sistem düşünürünün alışkanlıklarında açıkça veya dolaylı olarak gömülü vaziyettedir. Bu kavramlara örnek olarak; zaman boyunca değişim, birikmeler, karşılıklı bağımlılıklar, geri bildirim, gecikmeler, istenmeyen sonuçlar, kısa ve uzun vadeli sonuçlar, kaldıraç ve zihinsel modeller sayılabilir.

SİSTEM DÜŞÜNÜRÜNÜN ALIŞKANLIKLARI

Bir sistem düşünürü, tefekkür ve tedebbür isteyen hususlarda sistem düşünce alışkanlıklarını içselleştirmiş olan kişidir. Bu alışkanlıklar, üzerinde çalışılan bir konuyu, sistemlerin nasıl çalıştığını ve bir hareketin zaman içinde hangi sonuçları doğurabileceğini anlamak için gereken düşünme yollarını tanımlar. “Alışkanlık” ifadesi bir derece olağanlık, ülfet ve ünsiyeti işmam etse de, sistem düşünürünün belli alışkanlıkları olması, rutin düşünme biçimleri ile sınırlı olduğu ve sadece belli bir manej alanı içerisinde fikir cehd ü gayreti gösterdiği anlamına gelmez. Aksine, bu alışkanlıklar, esnek düşünmeyi, yeni anlayışları ve çoklu perspektifleri takdir ve teşvik eder.

Sistem düşünürünün alışkanlıkları, problem çözmeyi, eleştirel düşünmeyi ve sorgulamayı teşvik eden bir dizi düşünme stratejisini kapsar. Bu stratejiler birtakım kavramlar ve görsel araçlar tarafından desteklenebilir (bknz: Ek-2 Sistem Düşünme Araçları). Bu kavramlar ve araçlar hem detaylara hem de büyük resme bakarak kısa ve uzun vadede eşya ve hadiselerle ilgili derin ve isabetli bir kavrayış elde etmek için kullanılır. Bu araçlar bir fikir işçisinin, sistemlerin mahiyetini ve nasıl ve neden sürekli değiştiklerini anlamasına yardımcı olacak bir dil temin eder. Bireyler sistemleri daha iyi anladıklarında varlık ve hadiseleri daha iyi yorumlayacak, arzuladıkları sonuçlara giden yolda gereken bilgiyi fikrî ceht ve gayretlerle pekiştirip delil ve esaslarla sağlam bir blokaja oturtabileceklerdir.

Bir sistem düşünürünün başlıca alışkanlıkları şu başlıklar altında toplanabilir: büyük resim, zaman boyunca değişim, sistemin yapısı, karşılıklı bağımlılıklar, bağlantılar, farklı bakış açıları, varsayımlar, kapsamlı düşünme, zihinsel modeller, kaldıraç, kısa ve uzun vadeli sonuçlar, birikmeler, gecikmeler ve tafsilî plan. Şimdi, bu alışkanlıkların neler olduğunu ve ferdî ve içtimaî gelişim konularında nasıl kullanılabileceğini örnek sorularla ve terkiplerle anlamaya çalışalım. 

Büyük Resim

Sistem düşünürü büyük resmi kavramaya çalışır. Sistemin dinamiklerinin ve cüzlerinin karşılıklı ilişkilerini tetkik etmek için “geriye çekilir”. Bir ağacın ayrıntılarına lüzumundan fazla odaklanmak yerine, ağacın dahil olduğu ormanı görmeye çalışır.

  • Büyük resim ile önemli detaylar arasındaki ilişkiyi nasıl tesis edebilirim?
  • Sistemi çalışırken hangi zaman aralığını kullanmalıyım?
  • Meşgul olduğum meseleler ihtiyarımın dahilinde mi haricinde mi?

Zaman Boyunca Değişim

Dinamik sistemler, zaman boyunca değişen, birbiriyle irtibatlı ve birbirinden etkilenen farklı öğelerden oluşur. Sistem düşünürü, sistem öğelerinin değişim güzergahlarını, zaman içinde nasıl örüntüler ve eğilimler oluşturduklarını gözlemler. Zaman boyunca değişim grafiği gibi araçlar (bknz: Ek-2 Sistem Düşünme Araçları) kullanarak bu örüntü ve eğilimleri kaydeder. Bu şekilde görsel araçlarla çalışmak, sistemin yapısını ve öğelerin birbirine bağımlılığını incelemeyi kolaylaştırır.

  • Sistemde değişim içerisinde olan başlıca öğeler hangileri?
  • Bu öğeler belirli bir zaman aralığında nasıl değişiyorlar?
  • Değişen öğeler hangi istikamette ve ne miktarda değişiyor?
  • Değişim neticesinde zamanla hangi örüntüler ve eğilimler meydana geliyor?

Sistemin Yapısı

Sistem düşünürü, sistemin ve öğelerinin davranışlarının sistemin genel yapısından kaynaklandığını bilir. Bir öğeye sahip olmadığı anlamlar ve tesirler yüklemenin, parçaları biricik ve tekil olarak ele almanın, karmaşık sistemlerde sürdürülebilir değişime vesile olacak bir uygulama olmadığının şuurundadır. Bunun yerine, sistemin yapısını anlamaya çalışmak sistemin neticelerini ve ürünlerini anlamayı kolaylaştırır. Sistem düşünürü, sistemde çözüm odaklı bir değişim yapabilmek için sistemin yapısının anlaşılması gerektiğinin farkındadır.

  • Farklı parçalar birbirlerine ve sistemin çıktılarına nasıl tesir ediyor?
  • Öğelerin düzeni ve birbirleriyle olan ilişkileri gözlemlenen davranışı nasıl netice veriyor?
  • İstenmeyen bir sistem çıktısında dış faktörler yerine iç ve asıl faktörlere nasıl odaklanabilirim?

Karşılıklı Bağımlılıklar

Sistem düşünürü sebep-sonuç ilişkilerinin döngüsel yapısına aşinadır. Dinamik sistemlerde tenasüb-ü illiyet prensibinin doğrusal olmaktan ziyade döngüsel işlediğini bilir. Bu sebep-sonuç ilişkileri bir amaca yönelik olarak çalışan dengeleyici geri beslemeler anlamına gelebilir. Bunun yanında, nüfus hareketlerinde mebdedeki sayı çokluğunun nüfusun katlanarak artışına vesile oluşu gibi gittikçe artan pekiştirici geri beslemeler şeklinde de olabilir.

  • Parçalar arasındaki karşılıklı bağımlılıklar nelerdir?
  • Döngüsel sebep-sonuç ilişkileri ve geri beslemeler sistemin hangi parçalarında ortaya çıkıyor?
  • Sistemdeki hangi geri besleme daha etkili? Neden? 

Bağlantılar

Sistem düşünürü, sistemlerin içinde ve aralarındaki ilişkileri anlamlandırabilmek için çeşitli bağlantılar kurar. Bu bağlantıların kurulması mevcut bilgilere yeni bilginin eklenmesi ve bunların anlamlı bir bütün teşkil etmesiyle gerçekleşir. Sistem düşünürü, daha derin bir anlayış ve idrak adına, yeni verileri eski müktesebata, ekleme, değiştirme, dönüştürme ve birleştirme gibi farklı yollarla bağlayarak takip, tespit ve tasavvur edebilir.

  • Sistemin cüzleri arasındaki ilişkiler nedir ve bu ilişkiler bütün hakkında ne söylemektedir?
  • Sistemin farklı görünümleri sistemin bütünlüğü veya faydası için nasıl birlikte çalışıyorlar?
  • Bütünü tam olarak anlamlandırabilmek için hangi parçaların bilgisine ihtiyacım var?

Farklı Bakış Açıları

Sistem düşünürü, eşya ve hadiseleri daha iyi anlamak, problemler karşısında sağlam çözüm önerileri bulmak için farklı bakış açıları kullanır. Dinamik bir sistemin nefsü’l-emirde nasıl çalıştığını anlamak için, başkalarıyla istişare yaparak sisteme farklı açılardan bakar.

  • Farklı bakış açılarına açık mıyım?
  • Farklı bakış açıları bir bütün olarak sistemi anlamamı nasıl etkiliyor?
  • Belli bir konuda farklı bakış açılarına sahip olmak için kimlerle istişare yapmam gerekir?
  • Yeni bakış açılarıyla karşılaştıkça düşüncemi değiştirmeye razı mıyım?

Varsayımlar

Sistem düşünürü bir düşüncenin dayandığı ön kabulleri, tahminleri, hipotezleri, varsayımları tespit eder. Bunları mihenge vurup değerlendirdikten sonra tatbike sunar. Sistemle ilgili şumüllü bir kavrayış geliştirmek maksadıyla tüm varsayımları titizlikle inceler. Çıkarım merdiveni, varsayımlarda bulunulması, inançların şekillenmesi ve algılanan veriler üzerinden aksiyona geçilmesinin sebeplerini ve sürecini anlamayı kolaylaştırabilecek bir görsel araçtır.

  • Geçmiş tecrübeler ön kabulleri ve varsayımları nasıl şekillendiriyor?
  • Varsayımlarım sistemle ne derece muvafakat ve mutabakat içerisinde?
  • Plan ve projelerimde, ‘olursa ne olur?’ soruları soruyor muyum?

Kapsamlı Düşünme

Sistem düşünürü sabırlıdır, ele aldığı konuları kapsamlı düşünür ve hemen neticeye varma isteğine direnir. Herhangi bir harekete geçmeden önce sistemin yapısını ve davranışlarını anlamak için yeteri kadar zaman harcar. Acil bir çözüm isteğine karşı koyamamanın uzun vadede daha fazla problem çıkaracağını bilir. Çözümün hemen elde edilmemesinin gerginlik oluşturacağının farkındadır ve sistemle ilgili daha derin ve isabetli bir kavrayış oluşuncaya kadar bu gerginliği idare eder.

  • Bu konunun düşünülmesi için ne kadar zaman ayırmalıyız?
  • Sorunlar hemen çözüme kavuşturulmadığında oluşacak gerginliği nasıl idare edebilirim?
  • Çözülmemiş sorunlarla birlikte yaşayan başkalarının da sabırlı olmasını nasıl sağlarım?

Zihinsel Modeller

Fertler, eşya ve hadiseleri algılayıp yorumlamalarına göre dünya ve ukbâyla ilgili bir zihinsel model inşa ederler. Zihinsel modeller, bazen hayat boyu devam eden varsayımlar, inançlar ve değer yargılarından oluşur. Sistem düşünürü, bu tür zihinsel modellerin bakış açılarını ve aksiyonu belirlediğinin farkındadır. Bakış açılarının ve bunlara dayanan hareketlerin mevcut gerçekliği ve geleceği nasıl etkilediğini anlamaya çalışır.

  • İstediğimiz neticeyi elde etmede, mevcut zihinsel modellerimizin faydaları ve zararları nelerdir?
  • Mevcut zihinsel modellerimiz hareket etmemizin önünde bir engel teşkil ediyor mu?
  • Zihinsel modellerin verdiğimiz kararlardaki müspet tesirini başkalarına nasıl ifade edebilirim?

Kaldıraç

Peter Senge kaldıraç kavramını “…belirgin ve sürekli iyileştirmeye neden olacak hareketleri ve yapısal değişimleri görebilmek”3 olarak tanımlamaktadır. Sistem düşünürü, ihtimal dahilinde olan kaldıraç noktalarını bulmak için sistemin yapısını anlamaya çalışır. Uygun bir nokta-i istinat bulsa küre gibi büyük işleri çevirebileceğini bilir. Sistemin yapısını, parçalar arasındaki karşılıklı bağımlılıkları ve geri beslemeleri hesaba katarak istenen neticelere ulaştıracak en olası kaldıraç hareketini gerçekleştirir.

  • Uzun ömürlü ve istenen neticelere, sistemin hangi kısımlarında küçük değişiklikler yapmak suretiyle ulaşılabilir?
  • Kaldıraç noktalarını tespit etmek için için sistem ile ilgili bildiklerimizi nasıl kullanabiliriz?
  • İstenen neticelere ulaştıracak diğer küçük kaldıraç noktaları nelerdir?

Kısa ve Uzun Vadeli Sonuçlar

Sistem düşünürü, dinamik bir sistemle alakalı herhangi bir yorumda bulunmadan veya harekete geçmeden önce, parçaların birbirleriyle olan ilişkilerini ve hareketinin kısa ve uzun vadeli sonuçlarını, ayrıca hesaba katılmamış olası neticelerini değerlendirir. Bu yaklaşım, eşya ve hadiselerin sebep-sonuç açısından doğru okunup doğru yorumlanmasına imkân sağladığı gibi, verilen kararların istenen neticelere ulaştırma olasılığını artırır.

  • Yeni eylemlere neden olabilecek amaçlanmamış sonuçlar var mı?
  • Önerilen eylemin hesaba katılmamış sonuçları neler olabilir?
  • Önerilen eylemin uzun ve kısa vadeli olası sonuçları nelerdir?
  • Yarın gülmek veya yarınları güldürmek için bugün ağlamayı kabul etmeye razı mıyız?

Birikmeler

Sistemler birikmeler -yani zaman içerisinde artan azalan miktarlar- ve bu birikmelerin değişim hızları dahil pek çok farklı öğeyi ihtiva ederler. Birikmeler madde cinsinden olabilecekleri gibi soyut kavramlar da olabilir. Sistem düşünürü bu birikmeleri ve değişim hızlarını anlamaya çalışır. Sistem bünyesindeki birikmeleri ve bu birikmelerin karşılıklı ilişkilerini incelemek için stok ve akış diyagramı (bknz: Ek-2 Sistem Düşünme Araçları) gibi araçlar kullanabilir. Sistemin böyle diyagramlarla görsel hale getirilmesi, halihazırdaki yapısının belirlenmesine ve bir birikmenin artması veya azalması için potansiyel kaldıraç noktalarının tespitine imkân sağlar.

  • Sistemde hangi birikmeler mevcut ve bunlar bütün adına ne söylemektedir?
  • Sistemin farklı veya zıt görünümleri sisteme yarar sağlamak için nasıl birlikte çalışıyorlar?
  • Sistemin bütününü etkileyecek birikmeleri nasıl yönlendirebilirim?

Gecikmeler

Sistem düşünürü, illetlerle mâlûlleri, sebeplerle neticeleri, mebde ile müntehâyı tenasüb‑ü illiyet, yani sebep‑netice uygunluğu prensibine göre izah etmeye çalışırken gecikmeleri dikkate alır. Kompleks ve dinamik bir sistemde herhangi bir hareket gerçekleştirildiğinde, sonucun ancak belli bir zaman sonra görüleceğini bilir. Sistem düşünürü bu gecikmelerin olası etkilerini hesaba katar.

  • Sistemde bir değişiklik yapıldığında arzu edilen neticeleri görmek için ne kadar süre geçmesi gerekir?
  • Neticelerdeki gecikmelerin rolünü ve sisteme bakan etkilerini nasıl belirleyebiliriz?
  • Önerilen değişiklikler ne kadar zaman sonra sonuç vermeye başlayabilir?

Tafsilî Plan

Tabiatları gereği, dinamik sistemler sürekli değişim ve dönüşüm halindedirler. Bu nedenle, sistem düşünürü, sistemin istenen neticeleri vermeye devam etmesi için, sistemin davranışlarını, örüntülerini, sonuçlarını sürekli gözlemler, değerlendirir ve gerektiğinde aksiyonda değişikliğe gider. Zaman içinde, farklı çözüm denemeleri veya yaklaşımlarla oluşan sonuçları değerlendirmek sorunların anlaşılmasını kolaylaştıracak ve bu yönde atılan adımlar da sistemi istenen neticeleri üretir hale getirecektir.

  • Sistemdeki gelişmeleri gözlemlemek için hangi göstergelere ve sensörlere gereksinim var?
  • Sistemi değerlendirmeye tâbi tutmayı ve gerekiyorsa önlem almayı önceden planladım mı?
  • Yapılacak değişikliklerde diğer sistem düşüncesi alışkanlıklarından nasıl istifade ederim?


*Bu çalışma Waters Foundation’ın Systems Thinking in Schools isimli projesi esas alınarak hazırlanmıştır.

[1] O’Connor, J. & McDermott, I. 1997. The Art of Systems Thinking. London: Thorsons.

[2] Richmond, B. 2006. Guns at School: A Systems Thinking Perspective. ISEE Systems.

[3] Senge, P. M. 2006. The Fifth Discipline: The Art & Practice of the Learning Organization. New York: The Crown Publishing Group.

Yorum Yazınız

avatar
  Subscribe  
Beni bilgilendir