İslam dünyasında yaşanan ve bu kültür atmosferinde neşet eden her fert ve grubu bir şekilde tesiri altına alan kaos ve sıkıntıların temel sebeplerini ve problemlerin kökenlerini tespit bağlamında aşağıdaki maddeler kaleme alınmıştır. Çok daha köklü, bilimsel ve kuşatıcı tespitlerin yapılmasına ihtiyaç vardır.

Problemlerin doğru tespiti etkili çözüm ve metodolojilerin belirlenmesinde hayatî öneme sahiptir. Bu mütevazi tespitler sadece sağda solda konuşulan ve zihinlerimizde evirip çevirdiğimiz mana arayışlarının icmalen bir kayda alınması ve daha geniş müzakerelere mütevazi bir davettir.

  • Siyasi gücün dini kendini meşrulaştırma aracına dönüştürmesi; dinin araçsallaştırılarak gücü elde etme ve korumada kullanılması
  • Vifa ve ittifak (unity) ile tekdüzeliğin (uniformity) birbirine karıştırılması
  • İlmin ve ilmi müesseselerin hakikatı araştırmak değil devlet ideolojisini öğretmek ve yaymak üzere dizayn edilmesi, mali ve idari bağımsızlıklarını sağlayamamaları, mezhepsel ve ideolojik ajandalarla hakikatı çarpıtmaları
  • Manevi, siyasi ve ilmi otoritenin karizmatik fertler etrafında örgülenmesi ve kolektif modellere geçilememesi
  • Oluşturulan güvensizlik, emniyetsizlik ve tehdit altında olma atmosferinin otoriter ve mesuliyetsiz davranış eğilim ve pratiklerini teşvik etmesi ve meşrulaştırması
  • Bilginin temel kaynakları olan mütevatir haber, rasyonel düşünce ve empirik bilgiden son ikisinin ihmal edilip ilkine yoğunlaşılması ve son ikisinin müstakil bilgi kaynağı olarak kabul görmemesi
  • « Olağanüstü hâl durumu »nun olağan hale getirilmesi ve bu iklime has olan militarist mantık ve vehimler üzere hareketin yaygınlaşarak her şeyi kontrol altında tutma eğilimine dönüşmesi; farklılık arz eden davranış, oluşum ve eğilimlerin tehdit olarak algılanması
  • 1) Yasama (teşri’) 2) yargı (kaza) 3) yürütme (icra) 4) sivil inisiyatif 5) halk adına denetleme ve bilgiyi yayma (medya) 6) bağımsız bilgi ve hakikat üretiminin (üniversite) kurumsallaşıp otonom hale gelememesi ve yürütmenin tesirinden kurtulamaması
  • Ahlak öğreti ve gereklerini uygulamada kavim, kabile, grup ve inanç topluluğu ayrımının yapılması ve bu aidiyetlerden bağımsız olarak salt insanı merkeze alan bir ahlak öğretisinin toplumda oturtulamaması
  • Değişim ve gelişim ruhunun bir norm kabul edilerek kurumsallaşamaması; karizmatik-insan üstü mücedditlere ve mehdilere tüm sorumluluğun atılarak kurumsallaşmış bir toplumsal yetiye dönüştürülememesi
  • Bünyeye kontrolsüz giren yeni düşünce akımları ve hayat tarzlarının muhafazakarlığı tetiklemesi; yenilik ve muhafaza gayretlerinin ifrat/tefrit sarmalında bir kaosa dönüşmesi
  • Toplumsal kontrol/fren ve dengenin (checks and balances) ve bunu temsil eden kurum ve şahısların fitne, çok başlılık, yürütmeyi yavaşlatma ve otoriteye başkaldırı gibi ithamlarla baskı altına alınması ya da tamamen inkıyat altına alınması
  • Meşruiyetin soy ve dini aidiyetten gelmesi; değer, fazilet ve ehliyetin meşruiyet ve otorite sağlamada geri plana itilmesi
  • Sosyal adalete yönelik insiyak ve faaliyetlerin çerçevesinin grup aidiyetinin ötesine geçememesi ya da nüfuz ve sempatizan kazanma hususunda araçsallaştırılarak müstakil bir değer olarak kabul görmemesi; evrensel zemin ve prensiplere oturtulmadığı için daha ziyade sözde kalması
  • Militarist, şekilci ve kimlik belirleyici yönleri öne çıkarılan ibadet ve dini pratiklerin özü, manası, irfan yönü ve pragmatik faydalarının ihmal edilmesi; günlük reel ihtiyaç ve faydadan kopan ya da manasını yitiren dini pratiklerin yenileyici, inşa edici, belirleyici ve besleyici yönlerini kaybetmesi
  • Hürriyet ve temel özgürlüklerin olağanüstü hâl, tehdit altında olma, insana güvensizlik, belli bir ideolojinin dayatılması gibi öncelik ve endişelerden dolayı gittikçe kısıtlanması; siyasi yaptırım ve kontrol aracına dönüşmesi
  • Sömürgecilik ve sonrası (colonial ve postcolonial) dönemlerde oluşan eziklik duygusunun dini akımlara bürünerek ve din dilini kullanarak reaksiyoner bir motivasyon gücüne ve dini uyanış (revivalist) hareketlerine dönüşmesi; suistimal edilen din ile güç arayıcı bu akımlar arasına net çizgilerin çekilememesi
  • Derinlerimize kadar işlemiş tepeden inmeci (top-down) değişim isteklerinin daha reel, uzun zamanlı ve insanı merkeze alan gayretlere yönlendirilememesi
  • Siyasi şahıs ve kurumların etrafına dini motifler kullanılarak zırhlar örülmesi ve denetleme, değişim, sorgulama ve şeffafiyet kapılarının kapatılması
  • Namus yorumu ve kontrol altında tutma endişesinin kadının dinin sunduğu özgürlüklerin haddinden fazla kısıtlanmasına sebep olması
  • Hissi, toptancı ve ideolojik bir evrim düşmanlığının bilim algısını daraltması ve sağlıklı bilim üretilmesini engellemesi
  • Baskı kültürünün meydana getirdiği dolaylı ve sembolik iletişimin birçok yan problemi de beraberinde getirmesi
  • İfade özgürlüğü ve çok sesliliğin “fitne” olarak algılanması ve baskı toplumlarında yaygın iç güvensizliklerin (insecurity) farklı yorum ve sesleri tolere edecek kadar öz güvene imkân tanımaması
  • İkna ile değil cebir ve hissi okşayarak fikirlerin/inançların yayılmaya çalışılması
  • Güçler ayrılığının, orkestra mantığının ve çok merkezli güç dağılımı sisteminin teolojik ve siyasi modeller bağlamında tevhit ve düzenle bağdaştırılamaması
  • Uzun süre otoriter, kontrolcü ve vehham rejimler altında yaşamanın oluşturduğu inisiyatif alma korkusu ve icat çıkarmama endişesi
  • Kolonyal travma öncesi İslami toplum ya da düzenin idealize edilerek eleştirel bakılamaz hale getirilmesi ve bunun eleştirel/ders çıkarıcı tarih anlayışını engellemesi
  • Hadiselerin dini ve mistik bir gizem altında sunularak rasyonel düşünce, planlama, sorumluluk alma gibi konseptlere kapıların kapanması
  • “Tehdit altındayız”, “bizi kontrol ve yok etmek istiyorlar” gibi korkuların içe kapanmaya sebebiyet vermesi ve şeffaf olmamanın böylelikle gerekçelendirilmesi
Subscribe
Beni bilgilendir
guest
0 Commentaires
Inline Feedbacks
View all comments